Ovabükü-Mesudiye Köyü-Datça

Tatil köyü maceramızı da bitirdik. Gene bavullar toplandı, arabaya binildi. Toparlanırken, bizimki büyük yatakta uyuyakaldı. Şunu da aldık mı, bir şey unuttuk mu diye odadan çıkıyorduk da aklımıza geldi. Odada uyuyan çocuğumuzu unuturmuşuz diye epey bir güldük, çünkü puseti aldım da, içinin boş olduğunu görünce anca yatağa döndüm.

Neyse, Bodrum’dan 10-15 arabalık mini bir feribotla, 2 saatte Datça’ya geldik. Daha önce üçümüzün de hiç görmediği Mesudiye Köyü’nden, internet üzerinden bir pansiyona (Özdemir Pansiyon) rezervasyon yaptırdık.

Feribot yolculuğu biraz zorlu geçti. Parmaklıklar bir çocuğun etrafta rahatça dolabileceği kadar güvenli değildi. Gerçi iç mekânı geniş, oturacak bir sürü boş yer olmasına rağmen bizim sıpa dışarıda yürümek istedi. Benden sadece kucak izni çıkınca gerildik. Her halükarda 4 saatlik bir araba yolculuğuna kıyaslarsak güzel bir deniz havası aldık deyip geçiştirmeyi tercih ederim.

Burada dağların da, denizin de ayrı bir coşkusu var. Dik yamaçlı dağlar, bulutlarla dehşet bir ışık oyunu yapıyor. Akşamüstü, feribot limana yaklaşırken deniz kabarmış, rüzgâr dellenmişti. Karaya ayak basınca gerginliğimiz dindi, rahatladık. Bizim sıpa feribottan inen arabalara değnekçilik yaptı. Yola çıktık ve doğa bizi karşıladı.

Kaldığımız pansiyon, küçük bir aile işletmesi olmasına rağmen, odalar diğer kaldığımız yerlerdeki kadar konforlu ve temiz. Düzayak, önünde lokantası, arada toprak yol ve koy boyunca çakıl kumsal. Mekâna oranla ortam çok tenha. Ne duvar var, ne bariyer. Dalga sesi, guguk kuşları ve cırcır böcekleri, bir de aklına estikçe öten bir horoz.

Kafa dinlemek ve dinlenmek için birebir. Çocuk peşinde koşturma derdi yok, alan geniş, temiz ve güvenli. Bizimki, mekân sahibinin köpeği ve 6 yaşındaki kızlarıyla takılıyor; biz ise masa başına kurulmuş gazete okuyup, kahvelerimizi yudumluyoruz.

Gene bir ders çıkarmam gerekirse, çocuğun kendine güveni, güvenli mekânda ortaya çıkıyor. Tam da ‘kendim yapıcam yaşı’. O da şaşırdı, peşimden koşan, tepemde dikilen yok, hayır yapma, gelme, gitme yok. Bundan büyük bir özgürlük, mutluluk var mı onun için? Aslında önemli bir detay daha var; ‘üçümüz beraberiz’.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s