Polonezköy – Country Club / Piknik Park

Hafta sonu hazır bahar, havalar güzel, güneş yakmazken çocuklara bir çiftlik havası aldırmak namına gidilmesinden maaile zevk alınacak bir ortam. Benim anladığım bir zamanlar çok iyi düşünülmüş, hatta iyi uygulanmış bir projeymiş. Ama uzun zaman bakımsız kalmış, eskimiş ama geçen seneye oranla bir hayli elden geçmiş toparlanmış…

Etrafını orman çevrelemiş, envai çeşit hayvan, hayvanat bahçesinden aşağı kalır tarafı yok. Aşağıda gölette sandal sefası, hamaklarda şekerleme, çocuklara oyun alanları… O kadar geniş bir araziye yayılmış ki pazar günü kalabalığı bile bizi rahatsız etmedi.

Bu sefer gittiğimizde lama, koyun, tavşan, tavuk, horoz, pony bir sürü otlakçıyı da salmışlar, otururken yanında biri hırt hırt otları yoluyor.

Yeme içme namına, bir pastane ve bolca mangal yeri var. Mangalı, korlanmış kömürü, eti meze oradan alınıyor, ‘kendin pişir kendin ye’. Neticede Polonezköy meydan yürüme mesafesi o mevkide hiç sanmıyorum aç kalınmaz zaten…

http://www.piknikpark.com/

Çocuklara kitap seçerken

İlk dönemler daha çok sağlıklı boya, zararlı kimyasallar vb kriterleri göz önünde bulundurup göze en hoş görünen, renkli oyuncaklı kitapları tercih ediyordum. O zamanlar kitap, diş kaşıma aracı ve el oyalayacak oyuncak niteliğindeydi daha çok…

İkinci aşamada, yayın evi serilerini takip eder olduk. İş Bankası, Yapı Kredi vb., tabii daha Mavi Bulut ve Marsık gibi çocuk yayınları üzerine ustalaşmış yayın evlerinden haberdar değildim… Hatta İş Bankası Yayınlarından Pocoyo yu tanıdık. O zamanlar onun bir çizgi film karakteri olduğunu da bilmiyorduk, sonrasında youtube da karşılaştık… Ama Calliou da tersi olmuştur, televizyonda tanıyıp, kitaplarını da hafif ve tanıdık olması sebebiyle özellikle seyahatlerde yanımıza almayı tercih ettik.

Sonra ‘İyi Cüceler’ diye masalsı kitapçıyla tanıştık… Oradakiler bize kitap seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini gösterdi. Her şeyden önce http://www.birdolapkitap.com la tanıştırdı.

Mesela işlevsel kitapların farkını anladım, bezi bırakmak, yatıp kendi başına uyumak, karanlıktan korkmak, kaybolmak vb konularda çocuğa kendi yaşadıklarının normal olduğunu gösteren, kılavuzluk eden dönemsel fayda sağlayan kitaplar. Bunların iyisini bulmak hakikaten zor oluyor, çünkü çoğu didaktik, sıkıcı bir hikaye içinde işlenebilmesi zor konular…

Onun dışında yurt dışında ‘çok satanlar’ listesinden tercüme edilenler var. Ki bunları bulunca hemen almak lazım sonrasında bulmak bir hayli zor oluyor. Burada tabii ki yazardan da bahsetmek gerek. Mesela bizim ilk favori hikaye kitabımız ‘Pırtık Tekir’, herhalde milyon bin kere okudum. Sonrasında yazarı (Julia Donaldson) ve çizerini (Axel Scheffler) takip edip ‘Tostoraman’, ‘Tostoraman’ın Yavrusu’, ‘Zogi’ ye sardık. Hepsi de farklı dönemlerde favorimiz oldu…

Ama iş tercümeye gelince, bazen yazardan ziyade tercümanın önemli olduğunu anladım. Bir arkadaşım Tostoraman’ın orjinalini getirdi ‘The Gruffalo’, tercümesi/Türkçesi daha melodik ve akıcı (Yıldırım Türker). Gerçekten hayretler vericiydi, ikimizde bu karşılaştırmadan etkilendik.

Mesela ‘Mucit Dedemin Müthiş İcatları’ Şiirsel Taş tercüme etmiş, bizimkini çok eğlendiren, güldüren bir kitap oldu. Sonrasında Şiirsel Taş ismi akılda kalıcı olduğu için ‘Kim Korkar Mavi Kurttan ’ görünce hemen el attım. Henüz 3 yaş için uzun bir kitap olmasına rağmen sonuna kadar zevkle dinledi. Benim de favori kitaplarımdan biri oldu. (bu kitaptan kesinlikle güzel bir Tim Burton filmi çıkar)

Şimdi ise çizerin ne kadar önemli olduğunu anladım. ‘Korky Paul’ zaten kitap kapağının tepesinde ‘bu bir Korky Paul resimli kitabıdır’ yazıyor. Adam nasıl bir illüstratör ise yazarı, yayın evini herkesi ezmiş. Çocuk kitabı diye de sanmayın Walt Disney varı güzel gözlü ceylanlar, hokka burunlu kızlar… Bildiğin kıllı çirkin bir cadı, korkunç bir kadı, şapşal kedi… Tiplerin çirkin olduğu kesin ve korkunç da sayılabilirler. Hatta bir anne baba figürü çizmiş ‘Usta Balıkçı Çiko’ kitabında, metinde hiç o tip bir ibare olmamasına rağmen aşağılık, felaket tipler, okumasam kendi çocuklarından nefret ediyorlar sanırdım.

Ama mıknatıs gibi çekiyor çocukları bir okuyan seriyi tamamlamadan bırakmıyor. Kitapçıya giriyoruz hangi kitabı istersinin cevabı, bende Sakar Cadı Vini nin Kış Macerası, Yaz tatili yok, (kitabın arkasında diğer kitapların minik kapak resimlerini koyarlar ya onu gösterip) bir de ben şunu tanımıyorum ondan istiyorum… Bir de çizer akıllıca bir iş yapmış, çizdiği diğer kitap kahramanlarını ufak da olsa her kitabına serpiştiriyor. Mesela Genç Nasrettin, Sakar Cadı Vini nin bahçesindeki kalabalıkta var. Aynı şekilde Vini de Nasretin’e borç para veren arkadaşlarından biri oluveriyor. Bunu ben kitap okurken fark edemiyorum ama dinleyici hemen ‘aaa Vininin orda ne işi var?’ deyiveriyor….

Şimdilik işimiz kolay gibi kitapçıda sayfa karıştırıp hikayeyi az çok anlıyoruz, üç gün sonra resimlerde azalacak nasıl seçeceğiz…

Bebeklere yüzme dersi

Bizden geçti ama gene de yazmaya değer buldum…

Bebeklere yüzme dersi İstanbul’da da verilmeye başlanmış…

Aslında uzun zaman önce değil ama bizimki bebekken olmamasına üzüldüm açıkçası… Aquababies diye bir program bu… Aslında, suyun altında nefes tutmak gibi doğal bir bebek becerisini köreltip, unutmadan kullanmaya devam etmesini sağlıyor… Kendi sitesinde şöyle anlatmış:

‘Bebekler doğduklarında dalma refleksini kullanarak suyun altında nefeslerini tutabilirler. Aquababies programı bu doğal refleksi kullanıp bebeklerin suyun içinde kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Bebekler, nefes tutma egzersizlerine kelime bağdaştırma yöntemi kullanarak başlıyorlar. Bu şekilde yüzleri suyla temas ettiğinde doğal nefes tutma refleksini kontrol etmeyi öğreniyorlar.’

http://www.aquababies.com.tr

Pankek annelere, çocuklara

Bir sürü tarif denememize rağmen şöyle cafelerdeki gibisini yapamamıştık… Sonunda oldu hatta esmer unla da yaptık …

Malzemeler:
1 yumurta
1 su bardağı un
3/4 su bardağı süt
2 tatlı kaşığı şeker
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karbonat
2 kaşık zeytinyağı

Yumurta, şeker ve tuzu çırp.

Sütün içine elenmiş unu ve karbonatı eklenip karışıtır, içine çırpılmış yumurtalı karışımı da ekle, iyice çırp…

Bu malzemeyi bir kaşık yardımıyla tavaya dök. İster minik minik 3 4 tane, ister büyük tek bir tane olsun…

Fakat tavaya dökmeden önce yapışmaması için yağla…

Pankeklerin üstü kabarcıklı olduğunda spatula ile ters çevirip altını da pişir. Pişen pankekleri üst üste diz…

Peynir, reçel, bal, nutella, krema meyve, toz şeker, mapel şurubu vb süslenip kahvaltıda veya ikinde de afiyetle yenir…