Dışarı çıkarken yanıma almayı unuttuklarım

Dışarı çıkarken yanıma almayı unuttuklarım

Biz zamanımızın çoğunu, imkanlar el verdiğince, sokakta geçiriyoruz. Haliyle sürekli bir şeyler eksik kalmış oluyor veya fazlasıyla yük taşımış oluyorum. Bunun sıkıntısını çok çektim. İlk başlarda tam teşekküllü kameraman gibi eşek yüküyle dolaşıyordum. 1 yaşından sonra ihtiyaçları da azaldı, ben de tecrübelendim.

Sokağa ne kadar süreyle çıktığımız, nereye, günün hangi saatinde gittiğimiz önemli. Eğer pusetle, sadece kısa bir yürüyüşe çıkıyorsak; su, havaya göre yedek kıyafet, ıslak mendil, atıştırmalık almak yeterli oluyor.

Tabii ilk aylarda sadece emzirdiğim için yemek derdi yoktu. Bunu ısrarla söylüyorum, emzirme döneminde bebekle seyahat en rahatıydı. O zamanlarda bolca bez ve ıslak mendil, tonla da yedek kıyafet taşıyordum. Yanıma oyuncak almayı sürekli unutuyordum. İlgisini dağıtacak, ses çıkaran bir oyuncak yeterli olabilirdi mesela. Pusete takılan oyuncaklar en kullanışlısı, hem de pusette sabit olduklarından unutma ihtimali de olmaz. Her dönemde oyuncak bulundurmak şart, en uzun oynadığı, sevdiği hangi oyuncak varsa onu çantaya atmak lazım.

Yemek yemeye başladıktan sonra ise hazır mamalardan stoklamaya başladım. Milupa, Hipp, Bebelac gibi markaların meyve, sebze püreleri var. Hayat kurtarıyorlar. Bir kaşık ve önlük her zaman çantada bulunuyor. Atılabilir, kâğıt önlükleri tavsiye ederim veya herhangi bir peçetenin asılabildiği, klipsli askılar var, onlar da her duruma uygun.

Formül süte başlayınca yükler arttı tabii. Termosta ılık su, toz süt, biberon derken zaten ancak yer kalıyordu. 1 yaşından sonra Aptamil Junior sıvı formül süte geçiş yaptık, onda sadece biberon yetiyor. Artık gece uykusuna denk gelmeyecekse, yanıma hiç süt almıyorum.

Yemeklerden konu açılmışken, 1 yaşından sonra atıştırmalıklar da çantamızın vazgeçilmezi oldu. Grisini, krikkrak veya yaparsam börek, daha denemedim ama Hipp’in yeni bir bebek bisküvisi çıkmış, o da bir alternatif olabilir.

Çantada her zaman bulunması gereken yedek body, ne zaman kirleneceği belli olmaz. Bir kaka yapar etraf batar veya su içer içine kadar ıslanır, tecrübeyle sabittir, olur. Genelde mont, çorap, pantolona yedek almıyorum. Ama ev ziyaretine gidiyorsak, bir altı kaymaz ev çorabı atıyorum çantaya.

Şapka en önemlisi sanırım, havalar nasıl olursa olsun, mevsimine göre bir şapka bulundurmak lazım. Rüzgâr çıksa üşütmek için yeterli, annem hep bebekler başlarından şifayı kapar der.

Süreklş almayı ihmal ettiğim, taşımaya üşendiğim bir şey de örtü. Onun yerine (genelde bebek arabasının bir aksesuarı olarak satılır, ama benimkinde yoktu) pusetin emniyet kemerlerinden geçen tulumlar vardır. Çocuk içine oturur fermuarını çekersin, hava sıcaksa da üstünü örtmezsin. Kış için onlardan aldım, çok rahat ediyorum.

Uzun süreli gezmeler için bez ve ıslak mendil de taşıyorum tabii. Artık pişik kremini almıyorum, zaten alt değiştirmek için zamanla yarışıyoruz, durmuyor. Atılabilir, emici altlıklar dışında sermek için de bir şey de almıyorum yanıma. Genelde ayakta, pantolon bile çıkartmadan değiştirebilecek kadar pratik olduk veya hava güzelse çimenlere yayılıyoruz.

Bir de uykusu geldiğinde, olmazsa olmazı bir uyku yardımcısı varsa, emziktir, biberondur, ayıcıktır, uyumaz demeyin yanınıza alın.
Tülbent, her derde deva bez parçası, bebeğim olmadan anlamadım ne işe yarayacaklarını her işe yarıyorlarmış. Terledi sırtına koy, ıslat ellerini sil, olmadı güneşlik olarak kullan. Mesela çantadan ayrılmaması gerekenlerden biridir benim için.

Ben her seferinde ince eleyip sık dokusam da dediğim gibi o telaşla ya eksik ya fazlasını gene de alıyorum.

Reklamlar