Çocuk yatağına geçiş ve okula başlama

Bizim için aslında biraz erken bir girişim oldu. Hemen akabinde hasta da olduk filan derken zorlu bir süreç atlattık ama artık alıştık. O da, biz de …

Anladığım kadarıyla, çocuk açısından radikal sayılabilecek değişikliklerde annenin kararlı ve rahat davranması alışma sürecini hızlandırıyor.

Çocuk yatağı geldiğinde, yatmamasına rağmen eski yatağını birkaç hafta kaldırmadım. Ama uykuya geçişte sıkıntı yaşadığımız noktalarda eski yatağına yatırmaya teşebbüs ettim. Ve elbette ki ters tepti, eski yatağa yatmayı kabul etmedi.

Gerçeği söylemek gerekirse, eski yatağı bir B planı olarak elimde bulundurmak istedim. Olmadı, ama başka bir işe yaradı. Onun isteğiyle odasından gitmiş oldu, trajik bir ayrılık olmadı.

Aynı dönemde okula da (annesiz oyun grubu) yeni başlamıştı.
Haliyle sebebinin kestiremesem de ilgi alanları da değişmeye başladı. Eskisi gibi yatma rutinin de kitap okumayı veya kendi başına resim yapmayı bıraktı. Okuldaki diğer velilerle konuştuğumda benzer durumların onlarda da olduğunu öğrendim. Belki yaşları itibarıyla değişkenler veya okula başladılar diye bilmiyorum…

Büyük yatağa geçerken ki niyetlerimden biri de, yatmadan önce beraber yatağa uzanıp kitap okumaktı. Ve bu tatlı bir hayal olarak duruyor.

Geceleri veya benden erken kalktığında ise sıkıntılı bir durum yoksa önce odasında oynuyor sonra yanıma geliyor. Bu sebeple ulaşabileceği noktalarda krem, ilaç vb tehlike oluşturabilecek malzemeleri bulundurmamaya özen gösteriyorum.

Başımıza gelmedi değil, sabah bir uyandım bizim odanın yerleri ve halı kremimle itinayla cilalanmış. Malzemeden de kaçmamış… Veya babasının kokusunu almış güzelce kokutmuş etrafı da, kendisini de… Süs sabunu yemiş… yüzüğümle misket oynarken de yakaladım gibi daha aklıma gelmeyen olaylarla karşılaşıyorum.

Gün içinde de bu tip deneysel çalışmalara girişiyor. O noktada uyanık olmak gerekiyor. Sessizlik varsa bir iş üstünde demektir. Kendi başına oynarken bile konuşur. Ama hiç denemediği, bilmediği, yasaklanmış bir konuyla uğraşıyorsa dikkat kesildiği için sesi de kesiliyor. Fakat uyurken kulak kabartamıyorum arada kaçıyor…

Netice de kendi yatağında uyuyor ancak saatler konusunda ısrar edebilecek kuvvetli bir kozum kalmadı. Tek yapabildiğim, kendi ve bizim oda dışındaki alanları onun kullanıma kapatarak ortamı daraltıp, uykuya teşvik etmek olabiliyor. Bir de öğlen uykularını kısaltarak, akşam uykularını erkene çekmeyi becerebiliyoruz arada.

Çocuk yatağına geçiş

Bebek odasını yaparken mümkün olduğunca az mobilya alıp, zamanla eklemeyi tercih ettim. Bir yatak, sonradan bizim odada kullanabileceğimiz bir çekmece dolabı ve oyun sandığından ibaretti.

Hatta yatağı da en küçük boy aldık. (60cmx120cm) Kıyafet, oto koltuğu, puset gibi her türlü çocuk ürününde kilo, boy ve yaş oranları vardır. Ayrıca yaşlara göre gelişim aşamalarından bahsedilir. Tüm bu verilere göre 3 yaşında nasılsa normal yatağa geçer, odasını da kendi zevkine göre şekillendiririz gibi gayet mantıklı bir seçim yapmıştım ki…

Evdeki hesap çarşıya uymadı. Bizimki tahminimizden çabuk boy attı ve yatağına kıt kanaat sığmaya başladı.

Gene süper mantığım devreye girdi. Tekrar parmaklıklı bebek yatağı almak gereksizdi. En iyisi mi biz çocuk yatağına geçelim dedim. 3 aşamalı uzayabilen bir çocuk yatağı aldık.

Bu da bizimkine dilediği zaman yatabilme, gözünü açtığı anda yataktan kaçabilme imkanı yarattık ki bayramdan beri uykusuzluğumuzun ve tüm düzenimizin bozulmasının sebebidir.

Akşam uykuları 3 saat ileri atmıştı, bir iki gündür gene iyiyiz 9:30 a kadar çekebildik. Ama öğlen üçe kadar sinirleri gerilse de uyumadan dayanabiliyor. Ben de saat bir gibi pusetle uzun yürüyüşlere çıkmaya başladım.

Uykuya giderken biberonda sütünü alıp yatıyor. Bitirince yatağında istemediklerini atıp biraz konuşup uyuyakalıyordu. Şimdi süt bitince ayakta. Haliyle bir ara gün içinde 1 litreyi aşkın süt içer oldu ki doktorumuz kesinlikle 500 cc aşmayın diye uyarmışlığı vardır. Öğlen uykularını pusete taşıyarak bu dertten de kurtulduk. Artık dışarıda süt vermiyorum.

Tedirgin olduğum diğer bir konu ise biz uyurken kalkınca haberimiz olmuyor. Henüz havalar geç aydınlanıp, erken karardığı için karanlığı güvenlik kalkanı olarak kullanıyorum. Kendi odası ve bizimki haricinde bütün evin ışıklarını kapatıyorum. Odasında oynamaktan sıkılınca yanımıza geliyor. İşe yaradı şimdilik.

Yatma saatine doğru evde tam bir sükunet ve karanlık hakim. Eskisine nazaran yatağa gidiş ritüelimiz uzadı ve akşam uyku saatimiz kısaldı.

Mecburiyetten kulağımızı ters gösterip, bezi bırakmadan önce yatak değiştirdik. Ama dedikleri gibi çaba gerektiren ve dikkate alınması gereken bir adımmış.

Not: Aslında normal yataklara korumalıklar var mothercare, joker, ebebek gibi mağzalarda bulunuyor. Aşağı yukarı küçüklerin boyutları da aynı 50 ye 90 bir dikdörtgen fileyi, yatağın uzun kenarına monte ediliyor. Eğer bizimki gibi çocuk yatağının baş ve ayakucunda yükselti varsa çıkması ve uyurken düşmemesi için yeterli bir engel olabilir. Ben de yakın zamanda onu deneyeceğim.