Cunda Ada Kamping

Esas hedefimiz 10 gün sonra Bodrum’da olmaktı. Yola erken çıktık, sadece ilk durağımız belliydi Bursa.

Seyahatimizin ikinci ayağı olarak da Cunda’ya gitmeye karar verdik. İkimizin de çok sevdiği ve uzun zamandır nerdeyse her yaz uğramadan edemediğimiz Ada Kamping’e geldik. Gerçi 2 yaşında bir çocukla nasıl olacağını pek de kestiremiyordum.

Bursa’da bir kuzen de bize katıldı beraber geldik. Üç kişi olmak büyük avantaj oldu. Mütemadiyen biri bizim ufaklıkla takıldı, herkes vardiyalı olarak boşa çıktı. Birisi çocuğa bakarken tek başına oturmak da çok keyifli olmuyor, muhabbet edecek adam olması iyi oldu, hatta kocamla baş başa vakit bile geçirebildik kimi zaman.

İkinci etaptan çıkardığım ders budur: çocukla tatile çocuksuz arkadaşlarla çık…

Bir de tülbent tatilimizin vazgeçilmez aksesuarı oldu. Bebekken bile bu kadar sık kullanmadım. Aslında sadece arabada, terini emsin diye sırtına koymak için almıştım yanıma… Şapkası yanımda yokken bandana gibi başına bağladım. Eli kapıya sıkıştı, buzu içine koyup eline sardım. Yemek yerken önlük niyetine kullandım, yıkandıktan sonra saçını kurulamak için filan derken her derde deva oldu.

Bir de uzun zamandır dolap bekleyen baby phone imdadımıza yetişti. Uyuduğunda odaya kurup, çektiği kadar uzaklaşma imkanı verdi bize. Akşamları sofra muhabbeti, gündüzleri deniz sefası ayrıcalığı tanıdı.

Neticede kamp tatili de hiç fena geçmedi. Bungalovlardan birinde kaldık. Deniz taşlık ve sığ ama plastik terkliklerle çok rahat etti. Gün boyu denize taş attı. İskeleden denize girdik, orası bile sığ ama kumluk… Kolluklarla yüzme denemeleri yaptık.

Yemek yenen alanı da gölgelik, öğlen sıcağında orada arabalarla oynadı, oyalandı.

Babasının cin fikriyle, güneşe çıkmasın diye taşlık alanda çıplak ayak bıraktı, taş çok sıcak olduğu için basamadı ve sadece gölgede oynadı. Görünmez bir çit gibi, işe de yaradı…

Çocukla kamp tatili bile yapılabilirmiş bunu gördüm, biraz pratik olmak yeterli. Kamp yeri olduğu için ortak kullanıma açık duş, lavabo, mutfak, buzdolabı, çamaşırlık var. Kendi işini kendin görüyorsun fiziksel olarak biraz yorucu olsa da, çocuk açısından eğlenceli. Kolaylıkla kendine bir oyun yaratabildi ve yeni arkadaşlar edindi. Karavanların içlerini gezdi, herkese misafir oldu.

Reklamlar