Baharda Şehir Gezintisi Eskişehir

Fırsat varken,

yeni bir şehri keşfetmek için ne yazın kavuran sıcağı, ne de kışın keskin soğuğu en güzeli ılık ilkbahar…

Eskişehir dikkatimi ilk, Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in bir röportajıyla çekti. Lafları birebir hatırlamasam da kabaca şöyle diyordu; ‘Üniversitenin elbette şehrin kalkınmasındaki rolü büyük ancak halkı da buna destek oldu diyordu. Çünkü bunlar genç, delikanlı adı üstünde kanı deli ve Eskişehir halkı onları hoş görmeyi bildi.’ Nedense ben özellikle bu söyleminden çok etkilendim ve yaptıklarını merak ettim.

Ve sonunda ılık bir ilkbahar gezisinde Eskişehir ile tanışma şansımız oldu. Ve söylenen, fotoğrafı çıkan her şey gerçekmiş abartılmamış. Bir şehir bu şekilde kendi başına da kalkınabilirmiş. Çok etkilendim.

Parkların büyük olmasından veya suni kumlu deniz efekti olan dere havuzundan çok bunlara herkesin kolay ulaşabilmesinden, şehirde heykel ve çeşme görmenin olağan olmasından, çocuklara birey muamelesi yapılmasından, çocuk tiyatrosundaki oyunun basit ve yaratıcı olmasından, sokakta bir hayat olmasından çok etkilendim. Gerçekten insan orda evine giremez ki…

Son akşamın gün batımını Eskişehir’e tepeden bakan Şelale Parktan seyrettik. Hava kararmasına rağmen pencerelerde tek tük hayat belirtisi vardı. Bizimki, yaşıtı bir çocuk Yusuf’la oynuyordu. Annesi yapmış alışverişini, pusette ikinci bebeği, gene pusetli bir arkadaşıyla beraber, akşam 7… Rahatlar, telaşları yok, Yusuf yuvadan sonra parka oynamaya geliyormuş… Çünkü tramvay her yere gidiyor, trafik derdi yok. Mesafeler kısa, şehir düz, imkanlar ulaşılabilir… (gerçi tepeye tramvay gelmiyordu ve şehrin düz kısmında değildik ama lafın gelişi işte)

Bizimkine sorsan bir şehir gezisinden ne beklersin diye ve cevap verse trene, tramvaya, korsan gemisine binmek ve kepçe kullanmak isterim derdi. Nedense bunları Eskişehir’de bulabildik, ya dilekleri yerine gelsin diye oraya periler bizden önce uğradı ya da bu insanlar her ne yapıyorlarsa çalışıp yapıyorlar.

‘Bilim Sanat ve Kültür Parkı’ ismi sıkıcı olsa da, çocukluysanız ve de özellikle yurt dışına gitme imkanınız yoksa sadece burası için bile Eskişehir’e gidilir. (400 bin metre karelik bir alan içinde öyle kocaman yani) İşte burada korsan gemisiydi, trendi, masal şatosuydu, bilim deney merkezi, uzay evi ve envai çeşit timsah, dinozor, mamut vb kaydıraklar, yok suyun kaldırma kuvvetiyle ilgili deneysel düzenekler yani neler neler… Ve parka girmek ücretsiz ve trene binmek de ve tüm oyuncakları kullanmak da ama korsan gemisi ücretli yetişkin 1 Türk Lirası ama otopark da 1 Türk Lirası… İstanbul’da olsa sadece çok kalabalık olmasın diye en az 10 Lira olur. Mesela Caddebostan Sahil Halk Plajı girişi 10 Liraydı (galiba şezlong dahil)…

Tabii bir dahi ki sefere Eskişehir’e çocuksuz sadece gece hayatı için gitmek isterim. Anlatacak bir sürü yönü, yeri, mahallesi, başarısı, etkinliği var bu şehrin. Neticeyi kelam Helal olsun hem Eskişehirliye, hem orada okuyan gençlere ve özellikle Yılmaz Büyükerşen’e…

Reklamlar