Uyku bölünmeleri

Uykuda ağlama meselesi sandığım gibi problematik değilmiş. Ayırca, dinlemiyor gibi gözükse bile, meseleyi anlatınca gayet de net anlıyor.

Denildiği gibi, gece uykusunda ağladığında kucağıma almadım, ellemedim de… Birkaç sefer sonra aynen uykusuna devam etti. Uzunca bir süredir, sabah karşı 4 gibi kalkıyor, ağlıyor yataktan alınca da oyun moduna geçiyordu.

2 gecedir uyandığında, kucağıma alıp koltuğa oturuyoruz beraber. İlk başlarda kucağımdan inmek için ısrar etti, izin vermedim. Pencereden dışarısını gösterip anlattım. ‘Herkes uyuyor, kuşlar, kediler, köpekler vs… daha sabah olmadı. Ben de uyuyacağım, yan odadayım merak etme bir şey olursa seslenirsin. Eğer senin daha uykun yoksa,’ yanına da birkaç oyuncak koydum, ‘yatağında biraz oyna. Sabaha görüşürüz.’ dedim ve odasından çıktım.

Şimdilik bu uygulama işe yaradı. Yaklaşık yarım saat yatağında oyalandı sonra gene uyuyakaldı. Mühim olan geçen seferki gibi ağlamadı.

Gündüz uykularına da dikkat ediyorum. Uyku uykuyu çeker hesabı. Hala 13 – 14 saat uykuya ihtiyaçları varmış. Gündüz limiti doldurmak için uykularını kimi zaman 3 saate kadar uzatıyor.

Bir de uyku rituelimiz de biraz değiştirdik. O da sanırım işe yaradı. Televizyon faslından sonra yemek yiyoruz, kitap, puzzle vari sakin oyunlar oynayıp, banyoya. Artık banyo keyifi de biraz uzadı. Altı delikli içiçe geçen minik kovalar var, onlarla epey oyalanıyor.

Giyindikten sonra bizim yatakta ışıklar kapalı, yuvarlanıyor, birşeyler anlatıyor vs. biraz aşk yaşıyoruz. Sonra sütünü alıp yatağına gidiyor.
Bu ay 20 aylık oldu ve eskisine nazaran bana daha düşkün olmaya başladı, anneyi arar oldu. Yatmadan önce yaptığımız bu yatak keyfiyle bana da doyuyor sanırım. Sonrasında tek başına daha rahat kalıyor.

Şu uyku meselesi rutine girerse de gece sütünü kesmeyi deneyeceğim. Bununla ilgili de okumalarım devam ediyor yazacağım.

Reklamlar